Aşırı cinsel istek bir alışkanlık

Kadından kadına koşan, sürekli sevgili değiştiren erkeklerin yani moda deyimle playboyların, gerçekte, kökleri çocukluğa kadar inen büyük sorunlar yaşadığı belirtildi. Uzmanlar, aşırı seks düşkünlüğünün aslında bir hastalık olduğunu, erkeklerde bu hastalığa, ‘satiriasis’ kadınlarda ise ‘nenfomani’ adı verildiğini ifade ediyor. Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe, halk arasında ‘azgınlık’ olarak tanımlanan aşırı seks düşkünlüğünün mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini savunuyor. Keçe, kadınlarda sosyo-ekonomik gücü olanların, erkeklerde ise sosyo-ekonomik gücü olmayanların cinsel isteklerinin fazla olduğunu vurguladı. Dr. Keçe, tek bir eşle yetinemeyen, normalin üzerinde cinsel ilişki kuran ve seçici olamayan erkeklerin genellikle sürekli bir ilişkiye sahip olmadıklarını vurgulayarak, “Farklı eşlerle yineleyici cinsel etkinliklere girme dürtüsünü yenemedikleri için bu hastalık bir çeşit bağımlılıktır. Hiperseksüel erkek kendi sosyal konumuna, saygınlığına, bulunduğu ortama uygun olmayan cinsel ilişkilere sık girer. Hayatı boyunca beraber olmayacağı insanlarla birtakım cinsel ilişkiler yaşar ve zamanla bundan suçluluk duymaya başlar. Ve seks bağımlılığı kişiyi intihar düşüncelerine kadar götürünce bir hekime başvurur” diye konuştu. Seks bağımlılığının alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi kişinin itibarını, prestijini yok ettiğine dikkati çeken Keçe, hiperseksüalitenin 25-50 yaş grubu arasında görüldüğünü kaydetti. Hiperseksüel erkeklerin kişilik yapıları incelendiğinde, narsistik yapı, kendine hayran olma, kendini büyük görme ve bağımlı bir kişilik yapısı ile karşılaşıldığını anlatan Dr. Keçe, şunları söyledi: “Çabuk demoralize olan, sıkıntıya gelemeyen ve sıkıntısını giderme adına sürekli arayışlar içinde olan insanlardır. Karşısındaki insanı 15 dakikada göklere yükseltip ardından on gün sonra da yerin dibine geçirebilirler. Hayata bakış açıları genellikle karamsardır ve kendini acındırma gibi bir ruh hali içindedirler. Hemcinsleriyle araları çok kötüdür. İlgilendikleri tek konu pornografidir. Seksüel eylem ön plandadır. Erkek için o kadının güzelliği, çekiciliği önemli değildir. Mühim olan eylemdir. Erkek cinselliği bilinmeyenlerle doludur. Sevişmeden büyük zevk alan her erkek, ‘tek bir çiçekle hayat geçmez’ diyerek sürekli sevgili değiştiren ya da partnerini aldatan diğer erkeklerin ruh hali de satiriasis veya seks düşkünü olarak görülmemeli fakat bu tür davranışlar da cinsel yaşamın normal ölçülerinin aşılmış olduğu şeklinde değerlendirilmelidir. Aşırı seks düşkünlüğü erkekteki cinsellik dışı tüm duyguları baskılar, iradeyi, aklı ve ahlaki değerleri ayaklar altına alıp, kişiyi yalnızca kadınların peşinde koşan bir hale getirir. Orgazmla birlikte gelmesi gereken rahatlama ve gevşeme olmaz ve cinsel gerilim hali sürer. Orgazm anında normal insanlar kadar büyük bir coşku da duymazlar ve doruk noktaları çok yüksek olmadığı gibi ardından gelen rahatlama da çok yetersizdir”. “PARTNERİM HİPERSEKSÜALİTE Mİ?” ENDİŞESİ TAŞIYANLAR İÇİN TEST Cinsel terapist Dr. Keçe, çocukluğun sevgisiz ve güvensiz bir ortamda yaşanmış olması, ruhsal bozukluklar, genetik faktörler, organik beyin hastalıkları, Kleine-Levin Sendromu, iç salgı bezleri düzensizliklerinin ‘Satiriasis’ nedenleri arasında yer aldığını ifade etti. Çocukluğunda sevgisiz ve güvensiz bir ortamda yaşamış hiperseksüel erkeklerin çocuklukta bulamadıkları ruhsal ve bedensel sıcaklığı sürekli değişen eşlerde aradığını vurgulayan Keçe, “Bu nedenle gerçek doyumu bulamazlar. Çocukluktan gelen bu güvensizliğin şaşmaz belirtilerinden biri olarak sürekli kendilerini kanıtlamak ve yeni kadınlar fethetmek gereksinimi duyar. Bu nedenle bu bağımlılık kötü bir çocukluk geçirmiş, parçalanmış aile ortamında büyüyen insanlarda daha çok görülür” şeklinde konuştu. Keçe, erkeklerde yaş dönümü yılları, hormonal dengesizliklerin yarattığı ruhsal bozukluklar ve bunalımlar, şizofreni, mani gibi dürtü kontrolünün kaybolduğu psikotik durumlar, borderline kişilik bozuklukları, kokain gibi ilaçlar ve uyuşturucular, kafa travmalarından sonra özellikle frontal lob hasarları gibi durumlarda da hiperseksüalite davranışları görülebildiğini belirterek, bu davranışların ‘Satiriasis’ sayılmadığını söyledi. Dr. Keçe, “Partnerim bir satiriasis mi?” endişesi taşıyanlar için şu testi önerdi: – Cinsel ilişki sıklığı ve içeriği onu tatmin etmiyor mu veya daha fazlasını istiyor mu? – Cinsel isteklerine “hayır” denildiğinde çok öfkelenir mi? – Sizinle seks yapmak konusunda bazen aşırı istekli bazen de isteksiz mi? – Cinsel konularda görüş ayrılığınızın olduğu tartışmalarınız sık mıdır? – Kendini ifade etmede ve duygusal açıdan yakın olmakla ilgili bir sorunu var mıdır? – Cinsel ilişkiniz sırasında kendinizi yalnız hisseder misimiz? – Pornografik içerikli yazılı veya görsel yayınlardan oluşmuş bir kolleksiyonu var mı? – Partnerinizin iş haricinde çok boş zamanı mı var? – Evdeki ruh hali seks yapıp yapmamasına göre değişir mi? – Mizacı her an değişebilecek bir yapıda mı? – Kendine hayran olma veya kendini büyük görme eğilimi var mı? – Çocukluğunda duygusal, fiziksel veya cinsel anlamda bir istismara uğramış mı? – Bazı günler kendini öfkeli, yalnız ve yorgun hissediyor mu? – Çabuk demoralize olur mu?”

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: